Che Guevara’ya hakaret eden ya da onu kötüleyen insanları eleştirmek ve bunu açıklamak gerekiyor.
İnsanların sömürlülmesine karşı çıkan ve mücadele eden birisini sevmemek, nsanlığın temel değerlerine karşı bir duyarsızlığı, hatta vicdani bir körlüğü işaret eder. Böyle bir tutum, adalet arayışını değil, statükoyu ve eşitsizliğin devamını desteklemek anlamına gelir. . Zira sömürüye karşı duruş, ezilenin yanında saf tutmak, insan onurunu ve haklarını savunmaktır. Bu mücadeleyi veren kişiyi sevmemek, onun taşıdığı etik yükü ve fedakârlığı görmezden gelmektir
Sevmek için Komünist olmaya gerek yok, insan onuru, eşitlik ve sömürüye karşı duruş, hiçbir siyasi doktrinin tekelinde değildir. Bu değerler, insanlığın ortak vicdanından doğar. Bir kişiyi, ezilenin yanında saf tuttuğu, haksızlığa karşı sesini yükselttiği veya başkasının acısını dindirmek için mücadele ettiği için sevmek; onun ideolojik kimliğine değil, taşıdığı insani erdeme bağlıdır.
Komünizm, bu değerleri tarihsel olarak savunma iddiasıyla ortaya çıkmış olsa da, adalet arayışı liberal, dini, anarşist veya hiçbir ‘-izm’e bağlı olmayan yüreklerde de kök salabilir.
Karşı taraftan bakıldığında, o halde bunları da kabul etmemek gerekir. Che Guevara ya karşı çıkan birisinin solun mücadelesi sonucu elde edilmiş olan ücretiz eğitim ve ücretsiz sağlık hizmeti alması başta olmak üzere birçok sosyal hakkı reddetmesi gerekir. Aksi halde kendisiyle çelişen biri haline gelecektir!