Topuklayan Efe: Özlem Çerçioğlu

Topuklu Efe olarak nam salan Özlem Çerçioğlu’nun parti değiştirmesi sonrası dönek olduğuna ilişkin paylaşımlar sosyal medyayı adeta sarmış durumda. Fakat önemli olan konu ise seçmenin özgür iradesine karşı seçilmiş kişinin bireysel tercihinin seçmenlere karşı sorumluluğu!

Topuklu Efe mi, Topuklayan Efe mi?

Aydınlıların gönlünde “Topuklu Efe” olarak yer eden Özlem Çerçioğlu’nun, CHP’den seçilip yıllardır sürdürdüğü belediye başkanlığını bir gecede AKP’ye taşıması siyasetin en çok tartışılacak hamlelerinden biri oldu. Sadece Aydın değil, bütün Türkiye’nin dikkatini üzerine çeken bu geçiş, siyasetin temel taşlarından biri olan seçmen iradesini yeniden düşünmemize sebep oluyor.

Sorulması gereken basit bir soru var: Aydınlılar Çerçioğlu’nu AKP adayı olduğu için mi seçti? Tabiki de hayır. Onu “CHP’nin adayı” olarak sandıktan çıkardılar. O zaman seçmenin iradesiyle bağdaşmayan bir tablo ortada değil mi? Seçmen, oy pusulasında tercih ettiği partiyle birlikte adayına yetki veriyor. Eğer o aday, farklı bir bayrağın altına geçmeyi tercih ederse bu sadece kişisel bir karar değil, aynı zamanda milyonlarca oyun yönünü değiştirmek anlamına gelir.

Siyasette sadakat, sadece partiye değil, seçmenin iradesine karşı da gösterilmesi gereken bir ahlaki yükümlülüktür. Halkın verdiği oy, kişisel kariyer basamaklarına dönüştürüldüğünde, siyasete olan güven biraz daha aşınıyor. “Topuklu Efe”nin halk için savaşan bir sembolden, iktidarın saflarına katılmaya karar veren “topuklayan efe”ye dönüşmesi işte bu yüzden tepki topluyor.

Burada mesele sadece Özlem Çerçioğlu değil. Yarın başka bir partiden seçilen bir belediye başkanı da aynı yolu izlerse, aynı tartışma yeniden yaşanacak. O yüzden artık sistemsel bir çözümün tartışılması gerekiyor. Seçilmiş belediye başkanları bağımsız olmak istediklerinde ya da parti değiştirmek istediklerinde, il veya ilçelerinde bölgesel bir referandumla yeniden seçime gidilmesi şart olmalı. Böylece karar yine halka bırakılır; kimin hangi bayrak altında hizmet vereceğine seçmen yeniden hükmeder.

Bunun kanunen yasalaşması gerekiyor.

Değişiklik sonucu referandumla yeniden seçime gidilmesini içeren bir kanun her parti için bir güvence olur, çünkü mesele kişisel çıkarlar değil, seçmenin iradesine saygıdır. Halkın oyunu hiçe sayan siyasi manevralar yerine, halka yeniden sormak en doğru, en demokratik yoldur.

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir